Kuşkusuz evren, gökler ve yer yaratılırken, Allah’ın yazılımında, ayların sayısı on iki ay olarak kodlandı. Onlardan dördü yasaklı kılındı. İşte bu koruyucunun koyduğu dindir, yani düzendir, yasadır.Artık yasayı çiğneyerek zalimlik etmeyin. Ortak koşanlar nasıl ki size karşı hep birlikte cehaletlerinin mücadelesini veriyorlarsa, siz de onlara karşı hep birlikte gerçeklerin mücadelesini verin. Kuşkusuz, ortak koşmaktan sakınanlar, Allah ile beraber olduklarını bilirler.(TÖVBE/36)
BU AYET TOPLUM’DA BİLİNEN HARAM AYLARDAN BAHSEDER PEKİ BU HARAM AYLARDAN NE ANLAMALIYIZ.!
Kur’an ayetinde geçen “erbaatün hurum”, “ dördü yasaklı kılındı” yada “haram aylar” bilinen ayların Araplardaki isimleri şöyle: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Recep. Bu isimleri Kur’an vermez! Neden? Çünkü:
Haram aylar müşriklerin öteden beri adetlerinde vardı fakat onlar genelde çıkarları için buna uyar ve uygularlardı. Bu aylarda savaş yasağını ticaret için kullanırlardı şimdi bu sayılan aylar baz alındığında her yıl dolunaya göre yer değişir. Sadedece ticaret baz alındığında maalesef bu böyle olur.!
KUR’AN İNSANLIĞA HARAM AYLAR DİYEREK HANGİ MESAJI VERİYOR HARAM AYLARDA ASIL AMAÇ NEDİR?
Paskalya, Nevruz gibi adlarla kutlanan bayramlar, haram ayların başlangıcını simgeler.
Haram aylar dörttür ve Güneş'e bağlı olarak 21 Mart'tan, Gökteki Ay'a bağlı olarak da 21 Mart'tan sonra görülen ilk dolunaydan itibaren başlar. Dolayısıyla haram aylar denildiği zaman, kuzey ve güney için bilinen, çıplak gözle herkesçe tanık olunabilen bir dönem kastedilmiş olur.
Haram dolunaylar, doğanın canlandığı, bitkilerin, ağaçların, yosunların tomurcuklarını saçmaya başladığı, artan yağışlarla toprağın beslenip, su yatakları olan dereler, göller, göletler, denizler ve barajların su ile dolmaya başladığı evrelerdir.
Balıklar için yumurtlama mevsimi de olan bu evreler, rızka kefalet sözünün yerine getirildiği, böceklerden davar türlerine, kuş türlerinden balık türlerine kadar tüm canlılar için 3 sistemin rızık üretimine başladığı evrelerdir.
Haram ay dönemlerinde, örneğin avlanma yapamazsınız, tomurcuklara, bitki ve ot türlerine, ağaçlara, deniz ve göl diplerindeki yosunlara, herhangi bir zarar veya zarar verici eylemlerde bulunamazsınız.
Niçin?!
Çünkü sistem, hamiledir. Üretim ve canlanma evresindedir. Hatta, tüm canlılar için gerekli olan rızık miktarı, bu evrelerde hesap edilir ve üretimine başlanır. Nesi ise, bunu yani rızka kefaleti bozguna uğratarak, yeraltı ve yerüstü rızık merkezlerine, otlardan yosunlara, balıkların üremelerinden ağaçların çiçek açmasına değin, yıkıcı, yok edici zarar ve tahribatları vermek demektir.!!!
Hakkıyla Kur’an’ı öğrenip hayatına uygulayan biri olmayı Rabbim’den Niyaz Ediyorum.



